PORTRE
Portrenin sözlük anlamı, konusu insan olan resim. Edebiyattaki
anlamıysa; birisini, okuyucuya fiziksel ve ruhsal yönden tanıtan yazıdır.
Portre,
ruhsal portre ve fiziksel portre olmak üzere iki türdür. Portre, insanın kişilik
özelliklerini (duygularını, düşüncelerini, beğenilerini, tutkularını,
alışkanlıklarını kusurlarını...) tanıtıyorsa ruhsal portre adını alır. Ruhsal
portrede kişinin iç dünyasından söz edilir. Ruhsal betimleme yapılmadan önce,
tanıtılacak kişiyle ilgili sağlam gözlemler yapılmalıdır.
Portre,
kişiyi dış görünüş özellikleriyle tanıtıyorsa (boyu, ağırlığı, göz rengi,
saçları, vücut yapısı, konuşma biçimi...) fiziksel portre adını alır. Fiziksel
portrede kişinin belirgin, çarpıcı özellikleri kalın çizgilerle anlatılır.
Anlatıma canlılık katmak, kuruluktan kurtarmak için gerekirse benzetmeler
yapılır.
Portre
oluştururken fiziksel ve ruhsal nitelikler betimleyici anlatım biçimiyle
verilir. Bunu yaparken de çok iyi bir gözlem yeteneğine sahip olmak gerekir. Port-resi yapılan kişinin
verilmek istenen nitelikleri, okurun gözünde canlanmalıdır; bu bir anlamda
sözcüklerle resim çizmedir.
Atatürk’ün
Portresi
Gördüğüm
fotoğraflara göre, biraz şişman, biraz yorgun, biraz hatları kalınlaşmış bir
bedenle karşılaşacağımı sanırken, kapıdan bir ışık dalgası hâlinde giren toplu
bir kuvvet ve hayat kaynağı ile birden gözlerim kamaştı: Bebekleri en garip ve
esrarlı madenlerden yapılma bir çift gözün mavi, sarı, yeşil ışıklarla
aydınlattığı asabî (sinirli) bir çehre. Yüzde, alında,
ellerde bir sağlık ve bahar rengi. Düzgün taranmış, eksiksiz, sarı, genç
saçlar. Bütün zemberekleri çelikten, ince yumuşak, toplu, gerilmiş, taptaze bir
uzviyet (organizma).
(Ahmet Haşim)
Yukarıdaki
alıntıda, portresi yapılan Atatürk’ün fiziksel nitelikleri verilmiştir. Bunu
yaparken de betimlemelere ve benzetmelere başvurulmuştur.