ANI (HATIRA)
Bir kimsenin yaşadığı, gördüğü, içinde bulunduğu olayları, durumları ve
yaşantıları anlatan yazı türü. Anı türüne hatıra da denir.
Ünlü yazar André Gide’ye
göre anı yazmak, “Ölümün elinden bir şey kurtarmaktır." Yahya Kemal’e göre
de “Ömrümüz anılardan oluşmuştur. Ömrü ileriye doğru uzatmak pek elimizde
olmadığına göre kendimizi geçmişe verip uzun yaşamalıyız.”
Anılar,
yaşananlara, geçmişte olanlara sanatsal, siyasal ve bilimsel açıdan ışık
tutması açısından önem taşır. Anılar, edebiyatçılarca yazıldıklarında daha ilgi
çekici ve sanatsal yönü güçlü yapıtlar ortaya çıkar.
Anılar
sonradan anımsanarak yazılabildiği gibi, olayın yaşandığı gün sıcağı sıcağına
da yazılabilir. Çoğu yazar anılarını günlük olarak not eder. Bu biçimde oluşan
anılara günce adı verilir. Birçok insanın tuttuğu anı defteri bir tür güncedir.
Anılar,
anı portre ve düz anı olmak üzere ikiye ayrılır.
Anı
portre, bir yazarın tek bir kişiyle ilgili anılarını yazdığı anı türüdür. Bu
anı türünde yazar, kişinin çeşitli yönlerini ele alarak portresini çizer. Onu,
ruhsal ve fiziksel açıdan anılar yoluyla tanıtır. Bu türün en iyi örneklerinden
birisi Yusuf Ziya Ortaç’ın Portreler adlı anı kitabıdır.
Düz
anı, yazarın çeşitli kişiler, dönemler ve olaylarla ilgili anılarını içeren anı
türüdür. Muallim Naci’nin Ömer’in Çocukluğu, Aziz Nesin’in Böyle Gelmiş Böyle Gitmez’i, Fikret Otyam’ın İsmet
Paşalı Yıllar’ı düz anı örneklerinden bazılarıdır.
Anı
portreyle düz anının farklı yanı; düz anıda, belirli bir döneme ilişkin
anıların özellikle belirli bir kişiyi anlatma amacı gütmeksizin anlatılması,
anı portredeyse olayların belirli bir kişinin çevresinde anlatılmasıdır.
Edebiyatımızda
birçok anı örneği vardır. Ömer Faruk Toprak’ın Gönen Öyküleri adlı kitabında ve
Ahmet Rasim’in Falaka adlı kitabında toplanan öyküler çocuklara yönelik anı
öyküleridir. Halide Edip Adıvar’ın Türk’ün Ateşle İmtihanı, Falih Rıfkı Atay’ın
Atatürk’ün Doğumundan Ölümüne Kadar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Gençlik ve
Edebiyat Anıları, Oktay Akbal’ın Günlerde, Halikarnas Balıkçısı’nın Mavi
Sürgün, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun
Bir Lise Öğrencisinin Millî Mücadele Anıları anı kitaplarının en iyi
örneklerindendir.
Anılar,
anı portre ve düz anılar olmak üzere ikiye ayrılır.
Anı
Portre
Bir
yazarın tek bir kişiyle ilgili anılarını yazdığı anı türüdür. Bu anı türünde
yazar, kişinin çeşitli yönlerini ele alarak portresini çizer. Onu, ruhsal ve
fiziksel açıdan anılar yoluyla tanıtır. Bu türün en iyi örneklerinden birisi
Yusuf Ziya Ortaç'ın Portreler adlı anı kitabıdır.
Düz Anı
Yazarın
çeşitli kişiler, dönemler ve olaylarla ilgili anılarını içeren anı türüdür.
Muallim Naci'nin Ömer'in Çocukluğu, Aziz Nesin'in Böyle Gelmiş Böyle Gitmez'i, Fikret Otyam'ın İsmet
Paşalı Yıllar'ı düz anı örneklerinden bazılarıdır.
Anı
portre ile düz anının farklı yanı; düz anıda, belirli bir döneme ilişkin
anıların özellikle belirli bir kişiyi anlatma amacı gütmeksizin anlatılması,
anı portrede ise olayların belirli bir kişinin çevresinde anlatılmasıdır.