KELİME HALİNDEKİ ZAMİRLER. 

 

1. Şahıs Zamirleri

Şahıs isimlerinin yerine kullanılan zamirlerdir: “ben, sen, o, biz, siz, onlar, bizler, sizler.”

]Tamlayan eki (ilgi hâl eki)ni alabilirler; iyelik eklerini almazlar.

Bu durumda şahıs zamirleri tamlamalarda ancak tamlayan olarak kullanılabilirler.

Bu tamlamalarda sonradan tamlayan düşebilir. Çünkü tamlanandaki iyelik ekleri zaten şahıs anlamı taşımaktadır:

Benim kalemim, senin defterin, onun çantası, bizim okulumuz, sizin sınıfınız, onların bahçeleri, bizlerin kaygısı, sizlerin iyiliği... kalemim, defterini al, çantası, okulumuz, sınıfınız, bahçelerine bak...

Bu tür tamlamalarda tamlayan vurgulanmak istenirse düşürülmez:

Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Başkasının değil, senin. Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)

Biz bugün senin misafiriniz. (Başkasının değil, senin.)

 

 

Tamlayan atıldığında yanlış anlaşılma olacaksa atılmaz:

Çocuklar yalnız sizin sözünüze inanırlar. (Burada “sizin” kelimesi atılırsa cümle başka türlü anlaşılır.)

Onun eşyalarını bize getir.              Eşyalarını bize getir

Senin doğum tarihini bilen yok mu?      Doğum tarihini bilen yok mu

Onun yarışmada birinci olduğuna sevindim.

]“ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında ses değişikliği meydana gelir:

Ben          bana

Sen          sana

] “sen” yerine saygı ve incelik olsun diye “siz” de kullanılır. Tabi bu durumda yüklem de çoğul olmalıdır.

Siz bu olayı görmediniz mi?

]Böbürlenmek amacıyla “ben” yerine “biz” kullanılabilir:

Böylelerinin hakkından gelmesini biliriz biz.

Dönüşlülük zamiri

Şahısları pekiştirerek bildiren ve fiildeki işin, özne tarafından bizzat yapıldığını ya da yapana dönüşünü bildiren zamirdir. Şahıs zamiri olarak da bilinir:

Dönüşlülük zamiri “kendi”dir.

]Bu zamir diğer zamirlerden farklı olarak bütün iyelik eklerini alabilir. İyelik eklerini üzerine hâl ekleri getirilebilir.

Kendi-m-de

Kendi-n-den

Kendi-si-n-i

Kendi-miz-in

Kendi-niz-le

Kendi-leri-n-ce

] İyelik eki almadan tamlayan olabilir.  Bu durumda belirtili isim tamlaması sayılır:

Kendi elim

Kendi arkadaşın

Kendi babası

Kendi evimiz

Kendi okulunuz

Kendi fikirleri

]Özneyle (isim veya zamir) birlikte, pekiştirme görevinde (bizzat anlamında) kullanılır:

“Saide Hanım, bir kitap okuyordu. Başını kaldırdı, kocasını süzdükten sonra:

-Siz kendiniz de inanmıyorsunuz ya! dedi.

-Ama, inanılır şeyler mi? (Memduh Şevket Esendal; Saide)

Ben kendim de yaparım.

Vali Bey, kendisi emir vermiş.

O kendisi okusun.

]Fiilin özneye dönüşünü bildirir:

Çocuk kendisi yıkanmış.

]Tamlama hâlinde ve tek başına yapılan bir işi anlatmak için kullanılabilir:

“Yüzlerce defa kendi kendime sorduğum bu suale içimizdeki yanık, hicranlı sesten ayni cevabı alıyordum...”

“Tabiatın pek nafile yere bana verdiği bu gençlik hazinesinin kendi kendine tükenip gittiğine sızladım...”

Not : şahıs eki olarak kullanılabilirler.

2. İşaret zamirleri

İsimlerin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir.

]İyelik eki almazlar; diğer isim hâl eklerini alabilirler. Dolayısıyla isim tamlamalarında ancak tamlayan olabilirler.  

bundaki, burada, onlarla, şundan, ötekiler...

bunun rengi, buranın havası, onların evi, ötekinin bahçesi...

Başlıca işaret zamirleri şunlardır:

“bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, beriki, bura, şura, ora, burası, şurası, orası, böylesi, şöylesi, öylesi...”

Bunu kim yaptı?             Şunda ne var?                   Benim kitabım o değil.

Bunlar size ait.              Şunlar da sizin olsun.         Onlar kime kaldı?

Ötekini bana ver.          Beriki sende kalsın.            Bura bana pek yabancı gelmedi.

Şura nasıl?                    Ora daha iyi.                      Burası da fena değil.

Şurası yakın sayılır.       Orası çok uzak.                  Böylesi, insanı rahatsız eder.

Şöylesi de doğru olmaz ki.      Öylelerinden her zaman kaçarım.

“bu, şu, o, öteki, beriki, böylesi, şöylesi, öylesi” kelimeleri çeşitli görevlerde kullanılır:

bu:     işaret zamiri               Bunu biliyor musun?

         işaret sıfatı       Bu bilgiyi nereden aldın?

şu:     işaret zamiri               Şunu görmüştüm.

         işaret sıfatı       Şu eşyaları taşıyalım.

o:       şahıs zamiri       O bu akşam geç gelecek.

         işaret zamiri               O benim elmam.

         işaret sıfatı       O elma benim.

Aşağıdaki kelimeler de hem işaret zamiri hem de sıfat olarak kullanılabilir.

 

Öteki          Ötekini bana ver.

                   Öteki kitabı ver.

Beriki          Beriki sende kalsın.

                   Beriki kaset sende kalsın

Böylesi        Böylesi, insanı rahatsız eder.

                   Böylesi davranışlar.

Şöylesi        Şöylesi de doğru olmaz ki.

                   Şöylesi bir tarzla yapmak.

Öylesi                   Öylesinden her zaman kaçarım.

                   Öylesi insanlardan.

 

 

Bu kelimelerin sıfat mı zamir mi olduklarını anlamak için şu soruları sorarız:

İsmin yerini mi tutuyorlar, yoksa ismi niteliyor ya da belirtiyorlar mı?

Zamirler ismin yerini tutar; sıfatlar isimle birlikte kullanılır.

Tekilleri ve çoğulları var mı?

Sıfatların çoğulları yoktur; zamirlerinse vardır.

Hâl eklerini alıyorlar mı?

Sıfatlar hâl ekleri almaz, zamirler alır.

 

3. Belgisiz zamirler

 

Birden fazla ismin yerini tutan ya da hangi ismin yerini tuttuğu açıkça belli olmayan zamirlerdir. Bunların çoğu, belgisiz sıfatlara çekim eki (3. şahıs iyelik ekleri) getirilerek yapılır. Sıfatla ilgisi olmayanlar da vardır.

“biri, birisi, hepsi, kimi, kimisi, hepsi, tamamı, herkes, kimse, hiç kimse, çoğu, bazısı, birkaçı, birazı, birçoğu, başkası, her biri, öteberi, şey...”

Belgisiz sıfattan yapılanlar:

“birkaç-ı, bazı-ları, bir-i, pek çoğ-u, pek az-ı, bazı-sı, tüm-ü, bütün-ü, bir kısm-ı, her bir-i, başka-sı, hiçbir-i...”

“filân” kelimesi de olduğu gibi hem sıfat hem zamir olarak kullanılır.

Hepsini tekrar çağırdılar.  Kimi de gelmeyi hiç düşünmedi. Buraya hepsinin gelmesi gerekiyordu. Tamamından sen sorumlusun. Herkes böyle düşünmez.  Kimse senin gibi olamaz zaten. Çarşıdan ne kadar öteberi aldın?  Birkaçı dün de gelmişti.  Bazıları bu sabah gelmeyi düşündüler.  Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar.   İnsanların pek çoğu bu konuda bilinçsizdir.  Çalışanların pek azı hak ettiğini alır.  Bazısı da hep mağdurdur.  Elindekilerin tümünü yere bırak.  Bütününü görmeden bir şey diyemem.  Bir kısmını görmekle karar verilmez.  Her biri ayrı özellikler taşır.  Başkasının yerine konuşamam.  Hiçbiri bunu uygun görmez.  Falanın filânın  ne dediği önemli değil.  Kendisine bir şey söyleyecektim.

 

]Bazı ikilemelerde ikinci ve anlamsız olan kelime zamirdir.

Para mara istemem.

Kalem malem alacağım.

]Belgisiz zamirlerin de sıfatlardan ayırt edilme yolu bütün zamirlerde (özellikle işaret zamirlerinde) olduğu gibidir. Zaten belgisiz zamirler ek almış oldukları hâlde sıfat olarak kullanılamazlar.

 

]Belgisiz zamirler isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan olabilir:

Öğrencilerin pek çoğu          Pek çoğunun velisi

Adamın kimsesi yoktu          Kimsenin işine karışmam.

 

 

4. Soru zamirleri

Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle de sağlanır.

“ne, kim, hangisi, nere, kaçı”     Yanında ne getirdin?           Bunları sana kim anlattı.

Özellikleri ve Örnekler

]Soru zamirleri cümleye soru anlamı katar, ama bazı durumlarda soru cümlesi yapmaz.

Kimin geldiğini bilemem.           Hangisini istediğini anlamadım.

]“hangi ve kaç” sıfatları iyelik eki alarak zamir olular.

Hangisi sizinle geldi?               Soruların kaçı cevaplandı?

]Soru zamirleri hâl eklerini alabilir.

Buraya nereden geldiniz?        Nereden gelip nereye gidiyoruz?

Burada kimi bekliyorsun?        Bu masa neden yapılmış? (tahtadan)

]Soru zamirleri isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da olabilir.

Kimin yanında bozuk para var?         Bu da neyin nesi?        Bizim neyimiz eksik?