FİİLLERDE KİP (HABER VE DİLEK) VE KİŞİ
B. FİİLDE ZAMAN
Fiiller bir yargıyı iletirken hareketin, oluşun, kılışın, durumun, işin gerçekleştiği ya da gerçekleşeceği zamanı da belirtirler.
Zaman, bu yüzden fiil çekiminde; yapıldığını, yapılmakta olduğunu veya yapılacağını vb. haber veren soyut kavramdır.
Dilimizde üç temel zaman vardır:
1. Şimdiki Zaman
İçinde bulunulan zamandır.
Fiilin, içinde bulunulan zamanda gerçekleştiğini ya da gerçekleştirildiğini anlatır.
2. Geçmiş Zaman
Fiilin, içinde bulunulan zamandan önce gerçekleştiğini bildirir. Bilinen ve öğrenilen olmak üzere ikiye ayrılır.
a. Bilinen Geçmiş Zaman
Öznenin bizzat gördüğü veya yaşadığı fiilleri bildirir.
b. Öğrenilen Geçmiş Zaman
Öznenin görmediği, yaşamadığı, ancak başkasından duyarak anlattığı fiilleri bildirir.
3. Gelecek Zaman
Fiilin, içinde yaşanılan zamandan sonra gerçekleşeceğini, şimdilik tasarı hâlinde olduğunu bildirir.
Bu “zaman”lara basit ya da ana zaman denir.
Bu ana zamanların dışında bir de geniş zaman vardır ki bu, fiilin her zaman yapıldığını bildirdiği için yukarıdaki bütün zamanları kapsar, başka bir ifadeyle yukarıdaki zamanların tümü geniş zamanı oluşturur.
Böylece “zaman” sayısı beşe yükselmiş olur.
Bu “zaman”ları çekimli fiillerde zaman (haber kipi) ekleri temsil eder. Bu eklerin üzerine tekrar bazı haber veya dilek kip ekleri getirilerek birleşik zamanlar oluşturulur.
C. FİİLDE KİŞİ
Fiildeki hareketi gerçekleştiren ya da o hareketin içinde bulunan varlığa fiildeki kişi denir.
Kişileri, çekimlenmiş, yani şahsa ve zamana bağlı olarak bir yargı bildiren fiillerin sonundaki ekler temsil eder.
Bu ekler, fiillere, zaman ve dilek kip eklerinden sonra gelir.
Yani önce fiillin zaman veya tasarı ifade eden bir çekimi yapılır, sonra onun hangi şahsa bağlı olduğunun belirtilmesi için şahıs ekleri getirilir.
Bu, Türkçenin sondan eklemeli bir dil oluşunun göstergesidir.
Fiillerde üç “kişi” vardır:
Birinci kişi(ler) anlatan, söyleyen, haber veren, konuşan, isteyen, soran(lar)...
İkinci kişi(ler) dinleyen, emir alan(lar)
Üçüncü kişi(ler) kendisinden bahsedilenler(ler)
Aşağıdaki tabloda kişi eklerinin fiillere ne şekilde ekleneceği gösterilmiştir:
|
|
Bilinen geçmiş zaman ve şart kipi |
Öğrenilen geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gereklilik kipi |
İstek kipi |
Emir Kipi |
|
1. tekil kişi |
-m |
-im |
-im |
-- |
|
2. tekil kişi |
-n |
-sin |
-sin |
-- |
|
3. tekil kişi |
-- |
-- |
-- |
-sin |
|
1. çoğul kişi |
-k |
-iz |
-lim |
-- |
|
2. çoğul kişi |
-niz |
-siniz |
-siniz |
-in(iz) |
|
3. çoğul kişi |
-ler |
-ler |
-ler |
-sinler |
Yukarıdaki tabloya dikkat edilecek olursa bazı şahıs eklerinin birkaç şekilde kullanılabildiği görülecektir. Bunlar fiil çekim örneklerinde daha anlaşılır bir şekilde incelenecektir.
Not: Bu şahıs ekleri tek tek öğrenilmez. Çekimli filler eklerine ayrılırken kendiliğinden ortaya çıkarlar.
D. FİİLDE KİP
Fiiller, zaman ve anlam özelliklerine göre türlü ekler alarak değişik biçimlerde kullanılırlar. Bu kullanılış biçimlerinin her birine kip denir. Kip, fiillerin zaman, şahıs, tekillik ve çoğulluk bildiren şekilleridir. Bunların yanında olumsuzluk ve soru biçimleri de vardır, ama bu ikisi zaten var olan kiplerin olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru şeklinde kullanımlarıdır, o kadar.
Fiiller kip yönünden ikiye ayrılır:
Haber (bildirme) kipleri ve istek kipleri
I. BASİT ZAMANLI ÇEKİMLER
Fiillerin basit zamanlı çekimleri sadece bir tek kip eki içerir.
Yapılışı şöyledir: fiil + kip eki + şahıs eki (gel-di-k vb.)
Kipler, kip ekleri ve çekim örnekleri aşağıda verilmiştir:
1. Haber (Bildirme) Kipleri
Zaman kavramı taşıyan kiplerdir, yani zaman ekleriyle yapılırlar. Taşıdıkları bu zaman eklerine göre beşe ayrılır:
a. Bilinen (di’li) Geçmiş Zaman Kipi
Fiile (kök veya gövde) “–di” eki getirilerek yapılır.
Bu ek bilinen geçmiş zaman ifade eder.
]Uzak ya da yakın geçmişte yapılan ve tamamlanan işleri kesinliğe bağlayarak anlatır.
Araştırmalarını geçen yıl kitaplaştırarak yayımladı.
Saat kaçta ve nerede buluşacağımızı şimdi hatırladım.
Konular ayrıntılarıyla görüşüldü
]Kişi, kişiler ya da tarih tarafından bilinen olaylar anlatılır.
1908’de ikinci Meşrutiyet ilân edildi.
Türklere Anadolu’nun kapılarını Alparslan açtı.
Çekimi:
Olumlu:
Gel-di-m, Gel-di-n, Gel-di,
Gel-di-k, Gel-di-niz, Gel-di-ler
Olumsuz:
Gel-me-di-m, Gel-me-di-n, Gel-me-di,
Gel-me-di-k, Gel-me-di-niz, Gel-me-di-ler
Olumlu soru:
Gel-di-m mi?, Gel-di-n mi?, Gel-di mi?,
Gel-di-k mi?, Gel-di-niz mi?, Gel-di-ler mi?
Olumsuz soru:
Gel-me-di-m mi?, Gel-me-di-n mi?, Gel-me-di mi?,
Gel-me-di-k mi?, Gel-me-di-niz mi?, Gel-me-di-ler mi?
b. Öğrenilen (miş’li) Geçmiş Zaman
Fiile “-mİş” eki getirilerek yapılır.
]Bu ek ve bu çekim, yapılan işin görülmediğini, duyulduğunu, öğrenildiğini ifade eder.
Depremzedelere gönderilen yardımları engellemişler.
Atalarımız bizlere güvenmiş de bu vatanı emanet etmişler.
Annemin anlattığına göre ben bir yaşında yürümeye başlamışım.
]Farkında olunmayan ya da sonradan fark edilen fiilleri anlatır:
Okula giderken otobüste uyumuşum. Bir de baktım ki okul durağını geçmişiz.
]Bir işle, oluşla ilgili kişisel görüş bildirir:
Yemek güzel olmuş; ellerin dert görmesin.
]Masallarda kullanılır:
Bir varmış, bir yokmuş. Az gitmiş uz gitmiş.
Çekimi:
Olumlu
Gel-miş-im Gel-miş-sin Gel-miş
Gel-miş-iz Gel-miş-siniz Gel-miş-ler
Olumsuz
Gel-me-miş-im Gel-me-miş-sin Gel-me-miş
Gel-me-miş-iz Gel-me-miş-siniz Gel-me-miş-ler
Olumlu soru
Gel-miş miyim? Gel-miş misin? Gel-miş mi?
Gel-miş miyiz? Gel-miş misiniz? Gel-miş-ler mi?
Olumsuz soru
Gel-me-miş miyim? Gel-me-miş misin? Gel-me-miş mi?
Gel-me-miş miyiz? Gel-me-miş misiniz? Gel-me-miş-ler mi?
c. Şimdiki Zaman
Fiile “-(İ)-yor” eki getirilerek yapılır. Ünsüzle biten fiile “İ” yardımcı ünlüsüyle birlikte; ünlüyle bitenlere tek başına getirilir:
Oku-yor gel-i-yor
]Belirtilen işin, oluşun vb. içinde bulunulan zamanda yapılmakta olduğunu ifade eder.
Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
]Bu çekimden sonra “-Dİr” bildirme eki kullanılırsa olasılık anlamı katılmış olur:
O şimdi mışıl mışıl uyuyordur.
]Bu ekin yerini “-mEk-tE” ekleri alabilir:
Gördüğün gibi dinleniyoruz→dinlenmekteyiz.
Çekimi:
Olumlu
Gel-i-yor-um Gel-i-yor-sun Gel-i-yor
Gel-i-yor-uz Gel-i-yor-sunuz Gel-i-yor-lar
Olumsuz
Gel-mi-yor-um Gel-mi-yor-sun Gel-mi-yor
Gel-mi-yor-uz Gel-mi-yor-sunuz Gel-mi-yor-lar
Olumlu soru
Gel-i-yor muyum? Gel-i-yor musun? Gel-i-yor mu?
Gel-i-yor muyuz? Gel-i-yor musunuz? Gel-i-yor-lar mı?
Olumsuz soru
Gel-mi-yor muyum? Gel-mi-yor musun? Gel-mi-yor mu?
Gel-mi-yor muyuz? Gel-mi-yor musunuz? Gel-mi-yor-lar mı?
d. Gelecek Zaman
Fiile “-ecek” eki getirilerek yapılır.
]İşin gelecekte yapılacağını bildirir.
Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek
Nerede olduğumu bileceğim
Sisler utanacak, eğilecek
Ağzının ucundan öpeceğim
Saçına kalbimi takacağım
Avcunda bir şiir büyüyecek
Nerede olduğumu bileceğim (Atilla İlhan; Rüzgâr Gülü)
]“-dir” bildirme ekiyle birlikte kullanıldığında kesinlik anlamı katar.
Yarınki maç saat 14:00’te yapılacaktır.
Çekimi:
Olumlu:
Gel-eceğ-im Gel-ecek-sin Gel-ecek
Gel-eceğ-iz Gel-ecek-siniz Gel-ecek-ler
Olumsuz:
Gel-me-y-eceğ-im Gel-me-y-ecek-sin Gel-me-y-ecek
Gel-me-y-eceğ-iz Gel-me-y-ecek-siniz Gel-me-y-ecek-ler
Olumlu soru:
Gel-ecek miyim? Gel-ecek misin? Gel-ecek mi?
Gel-ecek miyiz? Gel-ecek misiniz? Gel-ecek-ler mi?
Olumsuz soru:
Gel-me-y-ecek miyim? Gel-me-y-ecek misin? Gel-me-y-ecek mi?
Gel-me-y-ecek miyiz? Gel-me-y-ecek misiniz? Gel-me-y-ecek-ler mi?
e. Geniş Zaman
Fiil kök veya gövdesine “-°r” eki getirilerek söz konusu olan işin vb. geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların tümüne ait olduğunun, yani her zaman tekrarlandığı bildirir.
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Geniş zamanın olumsuz çekiminde bu ekin kullanımı biraz izah gerektirir. Bazı şahıslarda olumsuzluk ekinden sonra geniş zaman eki gelmezken bazılarında da “z” olarak kullanılır:
Gel-i-r-im → gel-me-m ek yok
Gel-i-r-sin → gel-me-z-sin z
Gel-i-r → gel-me-z z
Gel-i-r-iz → gel-me-y-iz ek yok
Gel-i-r-siniz → gel-me-z-siniz z
Gel-i-r-ler → gel-me-z-ler z
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Çekimi:
Olumlu:
Gel-i-r-im Gel-i-r-sin Gel-i-r
Gel-i-r-iz Gel-i-r-siniz Gel-i-r-ler
Olumsuz:
Gel-me-m Gel-me-z-sin Gel-me-z
Gel-me-y-iz Gel-me-z-siniz Gel-me-z-ler
Olumlu soru:
Gel-i-r miyim? Gel-i-r misin? Gel-i-r mi?
Gel-i-r miyiz? Gel-i-r misiniz? Gel-i-r-ler mi?
Olumsuz soru:
Gel-me-z miyim? Gel-me-z misin? Gel-me-z mi?
Gel-me-z miyiz? Gel-me-z misiniz? Gel-me-z-ler mi?
2. DİLEK KİPLERİ
Dilek kipleri, fiillere dilek anlamı katan kiplerdir.
Fiilin zamanını bildirmezler.
Ama hepsinde de pek belirgin olmayan bir gelecek zaman anlamı vardır.
Dilek kipleri dörde ayrılır:
a. Gereklilik Kipi
Fiile “-meli” eki getirilerek yapılır.
Belirtilen işin yapılması gerektiğini bildirir.
“lâzım, gerek, icap eder” anlamlarını verir.
Bütün bunların üstüne
Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim
Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
Adın kurtuluştur ama söylememeliyim
Can kuşum umudum canım sevgilim.
Çekimi
Olumlu:
Gel-meli-y-im Gel-meli-sin Gel-meli
Gel-meli-y-iz Gel-meli-siniz Gel-meli-ler
Olumsuz:
Gel-me-meli-y-im Gel-me-meli-sin Gel-me-meli
Gel-me-meli-y-iz Gel-me-meli-siniz Gel-me-meli-ler
Olumlu soru:
Gel-meli mi-y-im? Gel-meli misin? Gel-meli- mi?
Gel-meli mi-y-iz ? Gel-meli mi-siniz? Gel-meli-ler mi?
Olumsuz soru:
Gel-me-meli mi-y-im? Gel-me-meli misin? Gel-me-meli- mi?
Gel-me-meli mi-y-iz ? Gel-me-meli mi-siniz? Gel-me-meli-ler mi?
b. İstek Kipi
Fiile “-e” eki getirilerek yapılır. Fiilin yapılmasının istendiğini bildirir.
Bende yok sabr ü sükûn sende vefadan zerre
İki yoktan ne çıkar fikr idelim bir kerre
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!
Hep senünçündür benim dünyâ cefasın çektiğim
Yoksa ömrüm varı sensiz neyleyim dünyâyı ben
Ünlüyle biten fillerin 1. tekil şahıs çekiminde heceden tasarruf edilebilmektedir:
Gelmeyeyim→gelmeyim
Okumayayım→okumayım
Neyleyeyim→neyleyim
Beddua amaçlı da kullanılabilir.
Kurşunlara gelesin.
Çekimi
Olumlu:
Gel-e-y-im Gel-e-sin Gel-e
Gel-e-lim Gel-e-siniz Gel-e-ler
Olumsuz:
Gel-me-y-e-y-im Gel-me-y-e-sin Gel-me-y-e
Gel-me-y-e-lim Gel-me-y-e-siniz Gel-me-y-e-ler
Olumlu soru:
Gel-e-y-im mi? -- --
Gel-e-lim mi? -- --
Olumsuz soru:
Gel-me-e-y-e-yim mi? -- --
Gel-me-e-ye-lim mi? -- --
c. Dilek-Şart Kipi
Fiile “-se” eki getirilerek yapılır. Fiilin yapılması dileğini bildirir. Bu durumda bu eki alan fiil yüklemdir.
"Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
AÇSAM RÜZGARA
Orhan Veli
Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgâra yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her âlemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse geceler,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.
Bir fiilin gerçekleşmesi koşulunu bildirir. Bu durumda bu eki alan fiil yan cümlenin yüklemidir.
Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm (İlhan Berk)
Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey Maraşlı Şeyhoğlu, evliyalar adağı
Bahtına lânet olsun aşmadıysan bu dağı
Çekimi:
Olumlu:
Gel-se-m Gel-se-n Gel-se
Gel-se-k Gel-se-niz Gel-se-ler
Olumsuz:
Gel-me-se-m Gel-me-se-n Gel-me-se
Gel-me-se-k Gel-me-se-niz Gel-me-se-ler
Olumlu soru:
Gel-se-m mi? Gel-se-n mi? Gel-se mi?
Gel-se-k mi? Gel-se-niz mi? Gel-se-ler mi?
Olumsuz soru:
Gel-me-se-m mi? Gel-me-se-n mi? Gel-me-se mi?
Gel-me-se-k mi? Gel-me-se-niz mi? Gel-me-se-ler mi?
d. Emir Kipi
Eki yoktur. 1. şahısların çekimi yoktur. Fiilin yapılmasını emir biçiminde bildirir.
Oraya otur ve yerinden kalkma.
Bu raporu akşama kadar yetiştir.
Bazen dilek, istek anlamları da taşır.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül...
Her şey gönlünüzce olsun.
Allah’ım bizi affet!
Peki, öyle olsun.
Çekimi
Olumlu:
-- Gel Gel-sin
-- Gel-in(iz) Gel-sin-ler
Olumsuz:
-- Gel-me Gel-me-sin
-- Gel-me-y-(in)iz Gel-me-sin-ler
Olumlu soru:
-- -- Gel-sin mi?
-- -- Gel-sin-ler mi?
Olumsuz soru:
-- -- Gel-me-sin mi?
-- -- Gel-me-sin-ler mi?
Buraya kadar fiillerin basit zamanlı (tek kipe göre) çekimlerini yaptık fiillerin bir de birleşik zamanlı çekimleri vardır ki bundan önce birleşik zamanlı çekimleri yapmaya yarayan ek-fiili öğrenmek yerinde olacaktır.