ANLATIM YÖNÜNDEN CÜMLE
1) NESNEL ANLATIM
Nesnel: Objektif.
Gerçekliği kanıtlanabilir, bilimsel, ölçülebilir, herkese göre aynı olan; göreceli olmayan; kişilerin duygularına dayanmayan anlatım nesnel anlatımdır.
Nesnel anlatımda ölçülebilir, kanıtlanabilir ve yorumlara meydan vermeyen bir anlatım vardır. Nesnel anlatımda "bence" ve "bana göre"ye yer yoktur:
Yahya Kemal 20. yüzyılda yaşamış bir edebiyatçıdır.
İstanbul Türkiye’nin en büyük şehridir.
Nesnel anlatım sorularında her zaman “aşağıdakilerin hangisinde nesnellik vardır?” gibi soru kökleri olmayabilir. Kimi zaman da “aşağıdakilerden hangisi söyleyenin kişisel düşüncelerini içermemektedir?” veya “yukarıdaki cümlelerin hangilerinde düşünce eksiksiz ve belirli bir kesinlikle anlatılmıştır?” gibi sorular nesnelliğe aittir.
Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır.
Oyundaki olaylar bir çiftlikte geçiyor.
Yazar, bu romanından sonra peş peşe altı oyun yazdı.
Romanın sonunda kahramanların hiçbiri umduğunu bulamıyor.
Bu, sanatçının en son çıkan şiir kitabıdır.
Öyküdeki kişilerin dördü kadın, üçü erkektir.
Romanda anlatılanlar Kurtuluş Savaşı yıllarında geçiyor.
Oyundaki olaylar, üç bin kişilik bir kasabada, bir çiftlikte geçiyor.
2) ÖZNEL ANLATIM
Öznel: İzafî, sübjektif, göreli, göreceli...
Öznel ifadeler, doğruluğu ve yanlışlığı kişilere göre değişebilen, kanıtlanamayan, tartışmalı, öznel, ölçülemeyen, duygulara bağlı, yorumlanabilir, bilimsel olmayan yargılardır.
Bu tür cümlelerde izlenimler, yorumlar, duygular, beğeniler ve kişisel görüşler anlatılır.
Yahya Kemal, 20. yüzyılın en başarılı şairidir.
İstanbul Türkiye’nin en güzel şehridir.
Karadeniz insanı çok inatçıdır.
En güzel kış meyvesi portakaldır.
Hikâyeciliğimizdeki en başarılı dönem o yıllardı.
En güzel yıllarımı o köyde geçirdim.
Şehirde yaşamak köyde yaşamaktan daha zordur.
Öykülerinde bir kuruluk, bir tekdüzelik görülüyor.
Oyundaki dekorlar, seyirciyi o günün ortamına götürerek oyunun etkisini büyük ölçüde artırıyor.
Öznel cümleleri varsayım ve olasılık; yorumlama, yakınma, eleştiri ya da beğeni içeren cümleler gibi gruplara ayırmak mümkündür.
a. Varsayım Cümleleri
Kimi cümleler gerçekte olmadığı hâlde varmış gibi kabul edilen durumları anlatabilir. Bu tür cümlelere varsayım cümleleri denir. Varsayım anlamı “diyelim (ki), farz edelim (ki), tut ki, tutalım (ki), kabul edelim (ki)” gibi sözcüklerle sağlanır.
Diyelim ki cüzdanını kaybettin..
Farz edelim okulu bıraktın, ne yapacaksın?
Böyle olduğunu kabul edelim, gururuna yedirebilecek misin?
Tut ki karnım acıktı.
Diyelim ki bu olay gerçek değildir.
Dikkat edilirse bu cümleler devamı olan cümlelerdir; tamamlanmamış ya da cevap beklenen cümleler... Eğer “Dileyelim ki bu iş anlatıldığı gibi olmasın.” gibi bir cümle kurulursa, bu varsayım cümlesi olmaz.
b. Yorumlama Cümleleri:
Bu tür cümlelerde gizli veya hayali şeylerden anlam çıkarma söz konusudur.
Son günlerde hiç konuşmuyor, sanki bana gücenmiş.
Kimse beni dinlemiyor, sanki herkes bana cephe almış.
İkide bir karşıma çıkıyor, sanki beni izliyor.(93-ÖYS)
Sanki suçlu benmişim gibi surat asıyorsun.
c. Yakınma Bildiren Cümleler
Bu tür cümleler insanı pişman edecek şekilde sonuçlanmış olaylardan şikayeti dile getirir. "keşke, bari, hiç değilse, hiç olmazsa" gibi sözcüklerle ve "ki" bağlacıyla kurulan cümlelerdir.
Keşke o gün evden çıkmasaydık.
Hiç olmazsa son sınavdan iyi not alsaydın.
Beni düşünmüyorsun bari kendini düşün.
Yüz kere söylesen de anlamaz ki!
Hiç değilse bir kez geç kalma.
Bu kadar fırsat verdik değerlendirmedi ki!
d. Şaşırma bildiren cümleler
Şaşırma anlamı soru ekiyle de sağlanabilir:
Biraz sonra bir batağın içine dalmayayım mı?
Bizim Ali orada da karşımıza çıkmasın mı?
3) DOĞRUDAN ANLATIM:
Başkalarına ait sözleri söylendiği gibi aktarmaktır.
Ali: "Bu kitabı iki kez okudum." dedi.
Öğretmen:" Bu test sorularını evde çözeceksiniz." dedi.
Dersten sonra etüt yapacağız, dediler.
Başbakan: "Kıbrıs, bizim toprağımızdır." dedi.
Öğretmen, Ali'ye: "Arkadaşına söyle, yarın ödevini mutlaka getirsin!" dedi.
4) DOLAYLI ANLATIM:
Başkalarına ait sözleri değiştirerek, sadece içerik olarak aktarmaktır.
Ali, bana bu kitabı iki kez okuduğunu söyledi.
Yazar, roman kahramanının gerçek hayatta da yaşadığını söyledi.
Annem, akşam eve erken gelmem gerektiğini söyledi.
5) ÜSLÛP CÜMLELERİ
Üslûp, sanatçının yazım tekniği (yöntem, tarz, metot), kelime seçimindeki ve cümle kuruluşundaki kendine özgülük; görüş, duyuş ve anlatış özelliğidir.
Sanat eserinde konu, anlatılan nesneyi; üslûp da bunun nasıl anlatıldığını ifade eder.
Kısacası, sanatçının dili ve anlatım özellikleri onun üslûbunu meydana getirir.
Aşağıdaki cümleler bir sanatçının üslûbuyla ilgili cümlelerdir:
Yazarın sade dili, parlak kelimelerle anlatımı bizi esere yaklaştırıyor.
Romancı, roman kişilerinin karakterlerini çizerken onların diliyle konuşmak zorundadır.
Bu ilk öykülerinde sıfatlardan, söz sanatlarından kaçınan yalın dili ve ayrıntıları gözlemlemedeki ustalığıyla dikkati çekti.
6) KİNAYE Lİ ANLATIM:
Cümlede ifade edilen düşüncenin, genellikle alaycı biçimde, tersini kasteden anlatım biçimidir.
Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu.
Çocuk o kadar çalışkandı ki her dönem en az beş zayıf getirirdi.
7) TANIM CÜMLELERİ:
Bir varlığın veya kavramın ayırt edici özelliklerini belirli bir kesinlikle ifade etmektir.
Gelgit, ayın çekim kuvvetinin tesiriyle denizin karaya yaklaşması ve karadan uzaklaşmasıdır.
Kafiye, mısra sonlarındaki ses benzerliğidir.
Sanat, hayatı yüceltme ve daha anlamlı kılma çabasıdır.
CÜMLE ANLATIMINDA ORTAYA ÇIKAN ANLAMLAR.
1. ÖZNEL YARGI :
Kişiden kişiye değişen, doğru ve- ya yanlış olduğu kanıtlanamayan yargılardır.
Örnek : En güzel renk mavidir.
2. NESNEL YARGI : Doğruluğu veya yanlışlığı
kişi-den kişiye değişmeyen ve kanıtlanabilir bir özellik tası-yan yargılardır.
Örnek : Sanatçının iki şiir kitabi çıktı.
3. DEĞERLENDİRME : Bir sanat eserinin,
sanatçının veya herhangi bir durumun iyi ye da kötü yönlerini orta-ye koymaktır.
Not 1 : Değerlendirmeler, kimi zaman öznel, kimi zaman nesnel olabilir.
Örnek : Sairin şiirleri insani derinden etkiliyor. ( Öznel )
Romanda kişiler gerçek yasamdan alinmiş. ( Nesnel )
Not 2 : Bir şeyin olduğu gibi anlatılması, o şey üzerinde yorum yapılmaması
değerlendirme değildir.
Örnek : Uzun boyluydu.(Yorum yok-değerlendirme yok.)
4. NEDEN ( SEBEP ) - SONUÇ : Bir eylemin hangi
gerekçeyle veya hangi nedenden dolayı yapılmasıdır. Bunu bulmak için yükleme
"niçin" sorusu sorulur.
Örnek : Konuştuğu için sınıftan atıldı.
5. KOŞULA BAĞLILIK : Bir eylemin veya bir duru-mun
gerçekleşebilmesi için önceden olması gereken bas-ka bir durumun varlığına
"koşula bağlılık" denir.
Örnek : Kitabi vermek üzere aldı.
6. MECAZLI ANLATIM : Mecaz anlamlı kelimelerin
kullanıldığı cümlelerle yapılan anlatımdır.
Örnek : Karsı dağlar asırlardır uyuyor.
7. KARŞILAŞTIRMA : Bir düşünceyi ye da kavramı
daha anlaşılır hâle getirmek için onu, başka bir düşünce veya kavramla herhangi
bir yönden, benzer ye da farklı yönden kıyaslamadır.
Örnek : Hakan, Murat kadar çalışkandır.
8. DOLAYLI - DÜZ ANLATIM : Cümle içinde bas- kasına ait bir sözü, cümleyi söyleyenin, kendi söyleyişine göre değiştirerek aktarmasıdır.
Örnek : Kardeşim bana "Kitap okuyacağım." dedi. ( Söz değiştirilmediği için düz bir anlatımdır. )
Kardeşim bana ders çalışacağını söyledi. ( Söz de- gistirildigi için dolaylı anlatımdır. )
9. TANIMLAMA : Bir şeyin ne olduğunu anlatan ve "Bu nedir?" sorusuna cevap verebilen cümlelerdir.
Örnek : İsimleri etkileyen sözcüklere sıfat denir.
10. ÜSLÛP : Bir sanatçıya özgü duyuş, görüş, anlayış, anlatış özelliğiyle, teknik, renk, güçlendirme ve söyleyiş tarzıdır.
Örnek : Sanatçı, hikâyesinde deyimleri çok kullanmış.
11. ÖNYARGI : Bir olay veya kişiyle ilgili değişik seç- baplardan dolayı önceden edinilen olumlu veya olumsuz yargılardır.
Örnek : Bu kitap çıktığında çok tutulacak.
12. İHTİMAL ( OLASILIK ) : Bir olayın veya herhangi bir şeyin görünüşe göre olacağını sanma.
Örnek : Bugün yağmur yağabilir.
13. VARSAYIM : Bir durumun sonucunun ne olduğunu bilmeden onu kendimize göre bir sonuca bağlamaktır.
Örnek : Diyelim ki bu olay gerçek değil.
14. ÖNERİ : Bir konuda eksik görülen herhangi bir şeyin nasıl giderilebileceğine dair teklif getirmektir.
Örnek : Sabahleyin ders çalışırsa daha iyi olur.
15. ELEŞTİRİ : Bir insani, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek için incelemektir.
Örnek : Yazar, tek boyutlu kişiler oluşturmuş.
16. CÜMLE OLUSTURMA :
Bunda dikkat edilecek husus "yüklem" dır. Kurallı cümlelerde yüklem sonda
olacağından yüklem olabilecek ifadeyi veya kelimeyi numaralı ifadelerden seçip
diğerlerini de anlamlı ve mantıklı bir sıralamaya sokabiliriz.
17. VECİZE : Bir duyguyu, bir düşünceyi kısa ve
öz bir şekilde anlatan, kim tarafından söylendiği bilinen güzel sözlerdir.
Örnek :
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.
Kanûnî Sultan Süleyman
18. ATASÖZLERİ : Kim tarafından söylendiği bilinme-yen, az kelimeyle anlatılmış ve halka mâl olmuş kısa, sade, özlü sözlerdir. Örnek : Su testisi su yolunda kırılır.